KOLAY YEMEK TARİFLERİ

kaza kader ve tevekkulle ilgili hadisler atasozu ve deyimler

- Kaza, kader ve tevekkülle ilgili hadisler, atasözü ve deyimler Kategori: DiN

Kazâ ve Kaderin Anlamları

Kader sözlükte “ölçü, miktar, bir şeyi belirli ölçüye göre yapmak ve belir­lemek” anlamlarına gelir. Terim olarak “yüce Allah’ın, ezelden ebede kadar olacak bütün şeylerin zaman ve yerini, özellik ve niteliklerini, ezelî ilmiyle bilip sınırlaması ve takdir etmesi” demektir. Allah’ın ilim ve irade sıfatlarıyla ilgili bir kavram olan kader, evreni, evrendeki tüm varlık ve olayları belli bir nizam ve ölçüye göre düzenleyen ilâhî kanunu ifade eder.

Sözlükte “emir, hüküm, bitirme ve yaratma” anlamlarına gelen kazâ, Cenâb-ı Hakk’ın ezelde irade ettiği ve takdir buyurduğu şeylerin zamanı ge­lince, her birisini ezelî ilim, irade ve takdirine uygun biçimde meydana getir­mesi ve yaratmasıdır. Kazâ Allah’ın tekvîn sıfatı ile ilgili bir kavr

Kader ve Kazâ ile İlgili Âyet ve Hadisler

Kader ve kazâya iman, her şeyin Allah’ın takdirine bağlı bulunduğuna işaret eden âyetlerin yanı sıra ilâhî ilmin, olmuş ve olacak tüm varlık ve olayları kuşattığını belirten âyetlerde ısrarla vurgulanmıştır. Hz. Peygamber de bazı meşhur hadislerinde kadere imanı bir iman esası olarak açıklamıştır. Kader konusu ile ilgili bazı âyetlerin meâli şöyledir:

“…O’nun katında her şey bir ölçü (miktar) iledir” (er-Ra‘d 13/8).

“…Her şeyi yaratıp ona bir nizam veren ve mukadderatını tayin eden Al­lah, yüceler yücesidir” (el-Furkan 25/2).

“De ki: Allah’ın bizim için yazdığından başkası bize asla erişmez…” (et-Tevbe 9/51).

Bu âyetlerden başka Allah’ın her şeyin yaratıcısı olduğunu, dilediğini sapıklığa sevkedip, dilediğini hidayete erdirdiğini, insanlar arasında ölümü O’nun takdir ettiğini bildiren âyetler de (bk. ez-Zümer 39/62; es-Sâffât 37/96; el-A‘râf 7/178; el-Vâkıa 56/60 vb.) kapsam açısından kâinatta her şeyin belli bir kadere bağlı bulunduğu, bunun da Allah Teâlâ tarafından belirlendiği sonucunu ortaya çıkarmaktadır.

Hz. Peygamber de Cibrîl hadisi diye bilinen hadiste açıklandığı gibi, ka­dere imanı iman esasları arasında saymıştır. Bu hadiste geçtiğine göre Ceb­râil (a.s.) Peygamberimiz’e:

– “İman nedir?” diye sormuş, o da:

– “Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe, hayır ve şerriyle kadere inanmandır” cevabını vermiştir (bk. Müslim, “Îmân”, 1; Ebû Dâvûd, “Sünnet”, 15; İbn Mâce, “Mukaddime”, 9).

Kaderin bir ilâhî sır oluşunu ve insanlar tarafından gerçek anlamda çözül­mesinin imkânsızlığını göz önünde bulunduran Hz. Peygamber kader konu­sunu tartışan ashabını uyararak şöyle buyurmuştur: “Siz bununla mı emrolundunuz? Veya ben bunun için mi peygamber olarak gönderildim? Şunu biliniz ki sizden önceki ümmetler bu tür tartışmalara başladıkları zaman helâk olmuşlardır. Böyle tartışmalara girmemelisiniz” (Tirmizî, “Kader”, 1).

Kader hakkında söylenmiş sözler

Kaderin amansız oluşu değildir sorun; çünkü insan birşeyi inatla isterse onu elde eder. Korkunç olan istediğimiz şeyi elde ettikten sonra ondan bıkmamızdır. O zaman sucu kaderde değil, kendi isteğimizde bulmalıyız.

Yaşamı anlamaya başladığın andır durabilmek ayak üstünde… Sorun bu zaten … Başkasıyla olmak, başkasının olmak değil. Kendi başına başkasıyla, başkasıyla kendin olmak…

Olabildiğince Unutmak ve Gülmek; hatırlayıpta üzülmekten daha iyidir

” Her yeni gün, kalan ömrümüzün ilk günüdür.”

İnsan bir çay poşetine benzer; Sıcak suyun içine atana kadar gerçek rengini bilemezsiniz

Gömlegin ilk düğmesi yanlış iliklenince digerleri de yanlış gider. C.BRUNO

Söz kalpten çıkarsa kalbe kadar gider, dilden çıkarsa kulağı aşamaz. ARAP ATASOZU

Duymak istemeyen kadar kötü sağır yoktur. ITALYAN ATASOZU

Hayat, yaşantı aramak değil, kendimizi aramaktır. C.PAVESE

Yarın bambaska bir insan olacağım diyorsun. Niye bugünden başlamıyorsun? EPIKTETOS

İnsan uçurumun kenarına varmadan kanatlanmaz. KAZANCAKIS

Vicdani tertemizdi, cünkü onu hiç kullanmamıştı. S.LEC

Bildigimizi zannetmemiz ögrenmemizin en büyük düşmanıdır. DR.C.BERNARD

Küçük şeylere fazla önem verenler ellerinden büyük şeyler gelmeyenlerdir. EFLATUN

Iki tür insan daima açtır. Biri bilimi arayan, diğeri de parayı. CAT STEVENS

çin ata sözü:
Tasi yumurtaya vurursan yumurta kirilir,
Yumurtayi tasa vurursan yine yumurta kirilir.

Afrikada her sabah bir ceylan uyanır,en hızlı aslandan daha hızlı koşması gerektiğini;yoksa öleceğini bilir.Afrikada her sabah bir aslan uyanır,en yavaş ceylandan daha hızlı koşması gerektiğini yoksa aç kalacağını bilir.Aslan yada ceylan olmanızın bir önemi yoktur.Yeterki güneş doğduğunda koşmak zorunda olduğunuzu bilin.

Sular yükseldikce balıklar karıncaları yer,sular çekildikce de karıncalar balıkları yer. Kimse bu günkü üstünlüğüne gücüne güvenmemeli… Çünkü,kimin ,kimi yiyeceğine,suyun akışı karar verir…

Bu dünya bize atalarımızdan miras kalmadı. Biz onu çocuklarımızdan ödünç aldık.

Bilge herşeyi bilmez, sadece ahmaklar herşeyi bilir.

Ne kadar az yüksekten uçarsan, düştüğün zaman o kadar az incinirsin.

Beni anla da istersen öldür.

Yiğit harpte, dost dertte, olgun adam hiddette belli olur.

Nisan yağmuru Mayıs çiçeği getirir.
Kanada Atasözü

Hiç bir mutfak iki kadını alacak kadar zengin değildir.

Sudan Atasözü

Erkek yaşını saklamaya, kadin ise saklamamaya başladığı zaman yaşlanmıstır.
Peru Atasözü

Yasini söyleyen kadin ya genç oldugu için kaybedecek birseyi yoktur, ya da yasli oldugundan kazanacak bir seyi yoktur.

Malezya Atasözü

Insanlar yasadikça ihtiyarladiklarini sanirlar, halbuki yasamadikça ihtiyarlarlar.
İskoçya Atasözü

Güzellik doğanın kadınlara bahşettiği bir hediye ama aynı zamanda geri aldığı ilk şeydir.
Şili Atasözü

Kadın, gölge gibidir. Kendisini takip edenden kaçar,önünden gidenin de arkasından koşar.
Kongo Atasözü

Davalının aptalı, derdini mübaşire anlatırmış.
Kilis sözü

Aşkı tanıdığında, Yaratıcı’yı da tanırsın.
Fox Kabilesi

Arkamda yürüme, ben öncün olmayabilirim. Önümde yürüme, takipçin olmayabilirim. Yanımda yürü, böylece ikimiz eşit oluruz.
Ute Kabilesi

Bir düşman çok, yüz dost azdır.
Hopi Kabilesi

Arkamda yürüme ,ben öncün olmayabilirim.Önümde yürüme,takipçin olmayabilirim.Yanımda yürü,böylece ikimiz eşit oluruz.
Kızılderili Sözü

Edebsizlikte tekdeniz
Kimi görsek etekleriz
Birde Allah’tan yardım bekleriz
Ne utanmaz köpekleriz.
Karacaoğlan

Tevekkül Hakkında Söylenmiş Bazı Sözler

…Sen yalnızca Allah`a ibâdet et. O`na kulluk eyle ve ona tevekkül eyle. Her işte emir ve kumandayı, yetkiyi O`na verip, O`na güvenip, O`nun emirlerine uygun hareket eyle! Yani, ibadetsiz ve amelsiz kuru kuruya tevekkülün de faydası yoktur. Sen kulluğunu yap, O`nun emrini yerine getir ve öyle tevekkül eyle. (Elmalılı M. Hamdi Yazır)42

Tevekkül, bazı cahillerin zannettiği gibi insanın kendini ihmal etmesi demek değildir. Böyle olsa idi, (…Şu halde onları affet; bağışlanmaları için duâ et; iş hakkında onlara danış. Kararını verdiğin zaman da artık Allah`a dayanıp güven. Çünkü Allah kendisine dayanıp güvenenleri sever. (Âl-i İmrân 3/159) âyetinde belirtilen) müşâvere emri tevekküle mâni olurdu. Tevekkül, insanın esbâb-ı zâhireye riâyet etmesi, ve lâkin kalbini onlara bağlamayıp, Hak Teâlâ`nın ismetine dayanması demektir. (İmam Fahruddin Râzî)43

Hakîkî mânâda tevekkül; Allah`tan başkasından korkmamak, O`ndan başkasına güvenmemektir. (Fudayl Bin İyaz)

Tevekkül, olan şey ile yetinmek, olmayan şeye razı olmaktır. (Muhammed Bin Hafîf)

Üç haslet evliyâ sıfatıdır: Allah`a tevekkül etmek, Allah`tan başkasına niyazda bulunmamak, kanaat eylemek. (Yahya Bin Muaz)44

Sebeplere yapışmak, tevekküle mânî değildir. Bilakis sebeplere yapışmak, sebepleri araya koymak, tevekkülün en yüksek derecesidir. (Ahmed Fârukî)

Tevekkül, iş yapmayıp tembel olmak için değildir. Bir işe başlamak ve başlanan işi başarmak için tevekkül olunur. Güç bir işi başaramamak korkusunu gidermek için tevekkül olunur. (S. Abdulhakîm Arvâsî)

Tevekkülün alâmeti üçtür: Kimseden birşey istememek (dilenmemek), verileni reddetmemek, ele geçeni biriktirmek. (Sehl Bin Abdullah)

Allah-ü Teâlâ`ya tevekkül ettim diyen kimsenin, Cenâb-ı Hakk`ın, kendisi hakkındaki muamelesine, yani takdir ettiği şeylere de râzı olması lazımdır. Aksi takdirde yalan söylemiş olur. (Bişr-i Hâfî)45

Bil ki tevekkülün mahalli kalptir. Zâhire göre hareket etmek kalpteki tevekküle zıt değildir. Yeter ki kul, güvenin Allah`a olacağını bilsin. Birşey zorlaşırsa bu O`nun takdiriyledir; eğer kolaylaşırsa bu da O`nun kolaylaştırmasıyladır. (Ebu`l Kâsım el-Kuşeyrî)

Tevekkül, kişinin kendisini Allah`ın dilediği şekle bırakmasıdır. (Sehl Bin Abdullah)

Tevekkül, Allah`a güvenle birlikte O`nunla iktifâ etmektir. (Ebû Osman el-Cebrî)46

Tevekkelin (tevekküllünün) gemisi batmaz (eşeğini kurt yemez). (Atasözü)47

Gelir elbet zuhûra ne ise hükm-ü kader,
Hakk`a tefvîz-i umûr et, ne elem çek ne keder. (Enderûnî Vâsıf)

Hakk şerleri hayreyler
Zannetme ki gayreyler
Ârif ânı seyreyler
Mevlâ görelim neyler
Neylerse güzel eyler
Sen Hakk`a tevekkül kıl
Tefvîz et ve rahat bul
Sabreyle ve râzı ol
Mevlâ görelim neyler
Neylerse güzel eyler (Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretleri)48

Kime şekvâ edeyim âh-ı sehergâhımdan
Kime feryâd edeyim tâli-i bedbâhımdan
Mâidi-zâre safâ bahşeder elbet bir gün
Kesmem ümmîdimi ben Hazret-i Allah`ımdan (Maide Hasibe Hanım)49

kaza ile ilgili atasözü
Cana gelecek (kaza-zarar) mala gelsin
Eğer bir kaza gelecek ve zarar görecekse insan, canına değil malına gelsin Çünkü kazaya uğrayan, zarar gören malın tekrar kazanılması veya elde edilmesi mümkündür Ama can için durum böyle değildir Cana gelen felâketler silinmeyecek izler bırakır Bir kazadan ötürü insan ölebilir, sakat kalabilir, dolayısıyla böylesi zararları gidermek mümkün değildir Kaza geliyorum demez
Can veya mal kaybına sebep olan kötü olayın ne zaman olacağını kestirmek mümkün değildir Bu bakımdan önceden kimi tedbir alınmalı, ansızın ortaya çıkacak kazaya karşı hazırlık yapılmalıdır Ava gelmez kuş olmaz, başa gelmez iş olmaz
Uçsuz bucaksız gökyüzünde uçan, istediği yere ulaşabilen kuşlar bile avlanmak tehlikesinden kurtulamazlar Hele usta avcılar da varsa tehlike daha da artar İnsanlar da benzer biçimde tehlikelerden uzak değillerdir Hiç ummadıkları çeşitli felâketlerle karşılaşabilir, dert ve sıkıntılara düşebilirler İnsan kendini ne kadar güvenlik alanına çekmeye çalışırsa çalışsın dert, sıkıntı, tehlike, kaza ve türlü işlerden yakasını kurtaramaz Ecel geldi cihana, baş ağrısı bahane
Her canlı gibi insan da yaşar ve ölür Her insanın da Yüce Allah tarafından takdir edilmiş bir ömrü vardır İnsan bunu ne uzatabilir ne de kısaltabilir Ecel saati gelen kimse bir nedenle ölür Ancak ölüm nedeni olarak gösterilen hastalık, kaza gibi bir şeyler aslında bir bahanedir Asıl neden kişinin kendisine takdir edilen yaşam süresinin dolmasıdır Sakınılan göze çöp batar
Üzerine çok düşülen şeyler daha çok kazaya ve zarara uğrar Olabileceği düşünülen kötü durumlara karşı önlem almak gereklidir, ancak orta bir yol izlemeli, aşırılığa düşülmemelidir Su testisi su yolunda kırılır
Bir kişi amaç edindiği işte veya ülküde, tuttuğu yolda çeşitli engellerle karşılaşır; kazaya uğrar, zarar görür, hatta ölür de